Paylaş:
Bildirimler

Mars: War Logs İnceleme  

  RSS
#Oguz
(@oguz)
Saygın Üye

Bu senenin sürpriz oyunlarından birine hazır olun. Mars: War Logs, belki hiç dikkatinizi çekmeyen ancak beklentinizin üzerine çıkacak bir oyun deneyimiyle karşınıza çıkıyor.

Spider ve Focus işbirliğiyle ortaya çıkan Mars: War Logs PC, PS3 ve XBox 360 için indirilebilir olarak sunuldu. Kutulu versiyonu çıkmayan oyun, uygun fiyatı ve kalitesiyle oyuncuları cezbedecek bir yapım. Kendi fiyat aralığındaki oyunlara göre daha üst düzey bir oyun heyecanı sunan Mars: War Logs'u tek bir cümleyle tanımlamak gerekirse: "The Witcher 2'nin bilim-kurgu kardeşi" olarak tanımlayabiliriz.

Nedir Bu Mars: War Logs?

Mars: War Logs, özünde bir RPG ve aksiyon harmanlaması. Kendine, son dönemin kaliteli yapımlarından The Witcher 2'yi örnek alan yapım. Pek çok konuda The Witcher 2 ile benzerlik gösteriyor.

The Witcher 2'yle bağlantı kuracağınız ilk benzerlik oyunun combat sistemi olacak. Blok, atak, kaçma ve defans kırma gibi temel yakın dövüş hareketlerimiz oyunda mevcut durumda. Oyun boyunca yakın dövüş silahları ana silahınız olacak. Bazen bir parça demir, bazen tahta, bazen bir bıçak kullanacaksınız. Ancak oyunun sunduğu modifiye sistemi sayesinde kullandığınız silahları çok farklı hallere getirebiliyorsunuz. Bir odun parçasının ucunu satır, tutma yerini de demir yapabiliyorsunuz. Aynı şekilde kıyafetinizi de modifiye etme konusunda serbestsiniz.

Oyunda sadece yakın dövüş silahları yok. Ateşli silahlar ve büyü gücü diyebilieceğimiz teknolojik güçler de oyunda yer ediyor. Bunları size verilen kısayol tuşlarına atayarak kullanabilirsiniz. Ancak silahlarda bir nişan sistemi yok. Siz sadece bir hedefi görüş alanınız içersine alıyorsunuz sonra, "BAM!"... Baş karakterimiz işini hallediyor.

Baş karakterimiz demişken oyunun senaryosuna da biraz değinelim.

Roy ve Innocence Mars'ta

Mars: War Logs, Roy ve Innocence'ın hikayesini anlatıyor. Karizmatik bir abimiz olan Roy, hapishanede tanıştığı Innocence'ı da yanına katarak hapishaneden kaçma teşebbüsüne girişiyor. Mahpusta başlayan hikaye ilerleyen saatlerde daha da dallanıp budaklanarak ilerliyor.

Senaryo ve diyaloglar çoğu zaman başarılı. Ancak bazı olay örgülerinde çok basite kaçıldığını görmek sizi de benim gibi rahatsız edecektir. Örnek olarak; kimseye güvenmeyen bir karakterin tanımadığı birine saniyesinde, "Sen iyi birine benziyorsun, gel beraber çiçek toplayalım." demesi sizi "N'oluyor arkadaş!" konumuna sürükleyebiliyor.

Bir takıldığım nokta da ana karakterin seslendirmesi. Roy, sahneye karizmatik bir giriş yapıyor, ancak ilk ağzını açışıyla beraber silkinip kendinize geliyorsunuz. Kısacası o ses, Roy'a yakışmamış. En sonunda alışıyorsunuz doğal olarak fakat biraz zaman alıyor.

Alıntı
Gönderildi : 21 Ağustos 2016 16:10
Gökhan02
(@gokhan02)
Aktif Üye

^^^^^^^^

CevapAlıntı
Gönderildi : 21 Ağustos 2016 16:12
Paylaş: